MALİYE
BAKANLIĞI MİLLİ EMLAK GENEL MÜDÜRÜ SAYIN İLYAS ARLI İLE YAPILAN SÖYLEŞİ

1961 yılında
Samsun ili, Kavak ilçesinde doğdu. 1973 yılında Samsun Kazım Orbay İlköğretim
Okulundan, 1977 yılında Samsun Mithatpaşa
Ortaokulundan, 1979 yılında Samsun 19 Mayıs Kız Lisesinden ve 1984 yılında
Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümünden
mezun oldu.
Maliye
Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünde sırasıyla aşağıdaki görevlerde
bulunmuştur:
-25.03.1985-01.06.1988 arasında Milli Emlak Stj.
Kontrolörü
-01.06.1988-16.12.1988 arasında Milli Emlak Kontrolörü
-16.12.1993-06.06.1995 arasında Daire Başkanı V.
-06.06.1995-06.01.1997 arasında Daire başkanı
-06.01.1997-10.04.1997
Genel Müdür Yad.V.
-10.04.1997-06.08.1997 arasında Genel Müdür Yrd.
-06.08.1997-06.01.1998 arasında Daire Başkanı
-07.01.1998-28.08.1998 arasında Milli Emlak Başkontrolörü
-28.08.1998-24.09.2003 arasında Daire Başkanı
-24.09.2003-02.06.2004 arasında Genel Müdür Yrd.
-02.06.2004-10.08.2004 arasında Genel Müdür V.
-10.08.2004 tarihinden itibaren de Genel Müdür olarak görev
yapmaktadır.
Milli Emlak
ile ilgili yayımlanmış kitap ve makaleleri bulunmaktadır.
Evli olup 4
çocuğu vardır.
MALİ KILAVUZ: Dergimizin her sayısında
ilgiyle beklenen söyleşi köşesinde sizi misafir etmek istedik. Öncelikle yoğun
çalışma temponuz içerisinde teklifimizi kabul edip bize zaman ayırdığınız için
teşekkür ederiz.
İlyas Arlı:.
Türkiye’de mali ve ekonomik alanda çalışanlar için özelliklede kamuda maliye ve
bütçe alanında görev alanlar için önemli bir kaynak ve referans vazifesi gören
Mali Klavuz dergisi aracılığı ile Genel Müdürlüğümüzün
daha fazla tanıtımına vesile olduğunuz için ben teşekkür ederim.
Derginizin okur kitlesi her ne kadar Milli Emlak Genel Müdürlüğünü
tanıyorlar ve biliyorlar ise de, tekrar güzeldir düsturundan hareketle, Genel Müdürlük
hakkında bazı temel bilgileri yinelemek istiyorum.
Devlet mallarının idaresi, Osmanlı İmparatorluğundan günümüz
Türkiye’sine “Devlet yönetiminin” stratejik ve önemli bir unsuru olagelmiştir. Cumhuriyet tarihi ile birlikte ivme
kazanan sanayileşme ve şehirleşme hareketleriyle Hazineye ait taşınmazların
yönetiminin önemi bir kat daha artmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti
Devleti, Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğunun mülkiyet rejiminden
kaynaklanan nedenlerle adet ve yüzölçüm olarak önemli bir gayrimenkul
portföyüne sahiptir.
Hazineye ait
taşınmazların yönetimi; 1890 yılında Maliye Nezaretine bağlı Emlak-i Emiriye
Müdüriyeti şeklinde kurulan, 1942 yılında da 4286 sayılı Kanunla Milli Emlak
Umum Müdürlüğü’ne dönüştürülen ve Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkındaki 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığın ana hizmet birimi
olarak nihai şeklini alan Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından
yürütülmektedir.
Yürürlükteki
Kanunlarda yazılı görevlerle birlikte hükümetlerce uygulamaya konulan bir çok
ekonomik ve sosyal projelerde Hazineye ait taşınmazların kullanımı söz konusu
olmaktadır.
Milli Emlak Genel
Müdürlüğü tarafından; yatırım ve istihdamın teşvikinden, bölgeler arası
ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesine, bütçe açıklarının
kapatılmasından, sürdürülebilir
kalkınmanın sağlanmasına, çarpık
kentleşmenin önlenmesinden, konut sorununun çözümlenmesine, kültür ve tabiat
varlıklarının korunmasından, erozyonla mücadeleye kadar sosyal hukuk devleti
olma ilkesi de gözetilerek geniş bir yelpazede birçok fonksiyon icra
edilmektedir
1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununu yürürlükten kaldıran ve Mali
Anayasa olarak nitelendirilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu,
kamu taşınmazlarının edinimi, yönetimi ve elden çıkarılmasına ilişkin yeni
hükümler getirmiştir.
5018 sayılı Kanunla genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin
mülkiyetinde bulunan taşınmazların edinimi, yönetimi, elden çıkarılması,
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin yönetimi ve korunması, işgalli
malların tahliyesi gibi hususların ilgili kanunlarında düzenleneceği
belirlenmiştir.
Kamu idarelerine ait malların edinim, kiralama, tahsis, yönetim,
kullanma ve elden çıkarma işlemlerinin, mevzuatında öngörülen kurallar
dahilinde hizmetin amacına uygun olarak verimlilik ve tutumluluk ilkesine göre
yapılacağı, bu ilkeye aykırı eylem ve işlemlerden doğacak zararlardan, malların
yönetimi veya kullanılması hususunda yetki verilenlerin sorumlu olduğu 5018 sayılı
Kanunla hüküm
altına alınmıştır.
5018 sayılı Kanununla taşınmaz yönetimi konusunda getirilen yeniliklere
paralel olarak, Hazine taşınmazlarının yönetimi konusunda genel yetkili kuruluş
olan Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görev ve işlemlerinde de artış yaşanmıştır.
MALİ KILAVUZ: Sayın Üstadımız, Maliye
Bakanlığı Milli Genel Müdürlüğünün önemli kademelerinde görev aldınız. Merkezi
denetim elamanı olarak başladığınız Maliye Bakanlığında halen Genel Müdür
olarak görev yapmaktasınız. Maliye Bakanlığında merkezi denetim elamanları
açısından yetişme döneminin özel bir yeri ve anlamı vardır. Yetişme
döneminizdeki eğitim ile ilgili neler söylemek istersiniz?
İLYAS ARLI: Kesinlikle haklısınız.
Yetişme döneminin benim içinde özel bir yeri ve anlamı vardır. 25.03.1985
tarihinde Milli Emlak Stajyer Kontrolörü olarak Maliye Bakanlığında göreve başladım.
Ve yardımcılık dönemim 01.06.1988 tarihine kadar sürdü. Geriye dönüp baktığımda
yetişme dönemimiz ile ilgili olarak en büyük sıkıntı bilgiye ulaşmaktaki
zorluklar idi. Özellikle Milli Emlak konusunda yazılıp yayımlanmış fazlaca
kitap veya benzeri bir çalışma bulunmamaktaydı. Yani yetişme dönemimizde
bilgiye ulaşmak oldukça zordu. O yılları
bugün ile kıyaslamak mümkün değil. Bugün gerek teknolojik imkanlar
ve bu imkanların paralelinde oluşan internet ve bilgiye ulaşımın kolaylığı
yetişen genç nesil için oldukça büyük bir imkan diye düşünüyorum. Bu teknolojik
imkanların yanı sıra bugün hemen hemen her birim çok
çeşitli seminer programları ile elemanlarını eğitme yoluna gitmektedir. Bunu da
ülkemiz açısından sevindirici bir gelişme olarak görüyorum. Bizler yetişme
döneminde; çalışmalarıyla ve yazdıkları raporlar ile kurum içerisinde ün yapmış
dikkat çekmiş üstatların raporlarını fotokopi çekerek çoğaltıp bunları okuyarak,
rapor yazma tekniği kazanmaya çalıştık. Malumunuz olduğu üzere denetim
birimlerinde denize atılma ve yüzmeyi öğrenme prosedürünü
tam olarak uygulayarak yetişme dönemini geçirdik diyebilirim. Denetim
elamanlarının seminer ile yetişmelerinin çok fazla bir geçmişi yoktur. Bu
alanda yeni mesleğe başlayan denetim elamanları için seminer düzenleme
çalışmalarını başlatan ilk birimlerden olan Muhasebat Kontrolörlerinin
eğitimlerine çok fazlaca katkıda bulunduğumu burada belirtmek isterim. Yetişme
döneminde yeterlilik sınavının da özel bir yeri vardır. Bu sınav üç yıllık bir
yetişme ve bilgi birikiminin yeterli olup olmadığına karar verilmesi için
yapılan yazılı ve sözlü sınavdır. Özellikle Maliye Bakanlığı merkezi denetim
elemanları için bu sınavlar oldukça zor bir süreçtir. Bizim açımızdan da
yeterlilik sınavının özelliklede sözlü kısmının hayatımda çok önemli bir yeri
vardır.
MALİ KILAVUZ: Günümüzde bilgiye ulaşmak
her geçen gün daha da kolaylaşmaktadır. Bilişim sektöründeki gelişmeler
istediğiniz bilgiyi istediğiniz anda erişmeye imkan
tanımaktadır. Yeter ki bilgiye ulaşılmak istensin. Sizce, yetişme döneminde verilecek eğitimin temelinde ne
olmalıdır?
İLYAS ARLI: Bana göre yetişme dönemindeki eğitimin temelinde; neyin
nerede olduğunu bulma yöntemi ile mevzuatı yorumlama tekniğinin öğretilmesi
olmalıdır. Bu anlamda yetişmemizde Yücel Özlenin (Arsa Ofisi Eski Genel Müdürü)
özel bir yeri vardır. Yücel Bey özellikle bize yargı kararlarını yorumlatırdı.
İlk aşamada fazla sıktığını düşünürken, aradan geçen 10 yılın sonunda üstadın
ne kadar haklı olduğunu anladım. Ayrıca Yücel Üstad
bizi tapuya götürüp fiili olaylar üzerinde de eğitim verirdi. Ne nasıl
yapılıyor sorusunun cevabını uygulamalı olarak verirdi. Diyebilirim ki
uygulamalı eğitim verirdi. Bilişim sektörü deyince birçok kişi tarafından
bilinmeyen bir hususu özellikle burada vurgulamak istiyorum. Yetkili Kontrolör iken yaptığım ilk çalışma, bugünkü
otomasyon sitemimizin meop un temelini
oluşturmaktadır. Burada
kısaca MEOP’tan da bahsetmek isterim.
Ülkemizin en büyük yazılımlarından biri olan MEOP tamamen kendi imkânlarımızla
üretilmiştir. MEOP, otuz iki alt sistemden oluşmaktadır. Her bir alt sistem bir proje niteliğindedir. Yazılımlar toplam
olarak 150 modül, 232 tablo, 120 referans tablo, 1295
kolon, 387 index, 514 trigger,
613 stored procedure, 1000
aşkın pencere, 500'ü aşkın rapor, istatistik ve grafikten oluşmaktadır. Ağ
üzerinde yüzlerce makinede aynı anda çalıştırılmaktadır. Tüm yazılımlar;
doğruluk, güvenirlik, verimlilik, gizlilik, kullanışlılık, yeniden kullanılabilirlik,
esneklik, taşınabilirlik, bağlanabilirlik, doğrulanabilirlik, bakım kolaylığı
ve yönetilebilirlik özelliklerine sahiptir.
Türkiye genelinde
taşınmaza ait dosyaların tek bir numaraya sahip olması, Genel Müdürlük merkez
ve taşra teşkilatında aynı numara ile işlem yapılması konusunda ise kamuda ilk
defa uygulama yapılarak defterler kaldırılmış ve tüm dosyalar elektronik
ortamdan takip edilir hale getirilmiştir.
Milli Emlak Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Merkezi, 1995 yılında Milli
Emlak Otomasyon Projesini (MEOP) fiilen
oluşturmuştur. Merkez ve Taşra teşkilatında yürütülmekte olan proje tüm il ve
ilçelerde otomasyona geçmiş durumdadır.
MALİ KILAVUZ: Sayın Üstadımız, denetim
elamanı ve idarecilik yönünüzün yanında eğitimcilik yönünüzde var. Maliye
Bakanlığında gerek denetim elemanı ve gerekse idareci yetiştirilmesinde önemli
katkılarınız var. Eğiticilik açısından neler söylemek istersiniz?

İLYAS ARLI: Evet, Bakanlığımıza bağlı
gerek denetim elemanlarının yetiştirilmesinde ve gerekse idarecilerin
yetişmesinde çok sayıda seminerde eğitici olarak görev aldım. Özellikle
Muhasebat Kontrolörlerinin eğitiminde çok fazla emeğim olduğunu daha önce
vurguladım. Eğitimciliğin, denetim elemanlarının en önemli fonksiyonlarından
biri olduğunu düşünüyorum. Denetim elemanları, gelişen ve değişen süreçte
kendini sürekli yenileyen ve yenilemek zorunda olan kariyer meslek gurubunda
görev alan kamu görevlileridir. Denetim elemanlarının da eğitici olarak görev
alması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü en
iyi öğrenme şekli öğretmektir.
MALİ KILAVUZ: Denetim ve inceleme için
gidilen turnelerde yer ve yemek bir denetim elemanının öncelikli sorunları
arasında yer almaktadır. Sizin döneminizde durum nasıldı?
İLYAS ARLI: Turnelerde yer ve yemek
başlı başına sıkıntı idi. Özellikle sıcak su bulamazdık. Kaldığımız
misafirhanede sıcak su ihtiyacımızı karşılayabilmek için su ısıtıcı ve plastik
kova alıyorduk. Yani sıcak suyu kendi imkanlarımızla
elde ediyorduk. Tabi günümüzde bu türden sıkıntılar oldukça azalmıştır.
MALİ KILAVUZ: Sayın Üstadımız, uzun
yıllar idarecilik yaptınız. Dergimizin okuyucularına, idarecilik ile ilgili
neler önermek istersiniz?
İLYAS ARLI: 16 yıl idarecilik yaptım. Başarılı olmak isteyen bir idarecinin, fazla aceleci
olmaması kişi ve kurumlar ile asgari sosyal
ilişkinin devam ettirmesi gerektiğini
düşünüyorum. İdarecilik aynı zamanda, fedakarlık
demektir. Ailenizden, özel yaşantınızdan ve sağlığınızdan fedakarlık
yapıyorsunuz. Çünkü idarecilikte çalışma süresi, normal mesai saatleri ile
sınırlı değildir. Sınırlandıramazsınızda. Ayrıca, takım çalışması ruhu ile
kapınızın size ulaşmak isteyenlere açık olması gerekir.
MALİ KILAVUZ: Son yıllarda Milli Emlak
Genel Müdürlüğünün iş yükünde ciddi artışlar olduğu görülmektedir. Bu çerçevede
son dönemde özellikle iş yükünüzün artmasına sebebiyet veren yeni projeler var
mı?
İLYAS ARLI: Milli Emlak Genel
Müdürlüğünün iş yükü oldukça fazla. Konuşmamızın başında belirttiğim üzere
ekonomik alanda ilerleme ve sosyal devlet olma amacına yönelik bütün
faaliyetlerde Milli Emlak Genel Müdürlüğü var. Acil Eylem Planında açıklanan bir çok projede milli emlak genel müdürlüğü var. Bu arada
değinmeden geçemeyeceğim iki hususdan birisi eğitim
faaliyetlerine yaptığımız katkılar ve erozyonun önlenmesine yönelik icra edilen
faaliyetlerimiz. Bu bağlamda Yeni açılan üniversitelerin kampus ihtiyaçlarının
karşılanması için sayın
Müsteşarımızın direktifleri ile çalışmalarımız yoğun bir şekilde
sürmektedir. Bu yıl bildiğiniz gibi erozyonun önlenmesine yönelik olarak başlatılan seferberliğin ilk yılı.
Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu
Seferberliği, Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Aralık
2007 de yurt genelinde başlatıldı. Bu proje ile
5 yılda 2 milyon 300 hektarlık alanda erozyon kontrolü, ağaçlandırma ve
mera ıslah çalışması yürütülecektir. Bu seferberliğe en büyük destek Genel Müdürlüğümüz
tarafından verilecektir.
MALİ KILAVUZ: Toplu Konut İdaresinin
son dönemde yaptığı konut projeleri kamuoyu tarafından yakından takip
edilmektedir. Söz konusu konut projelerinde Milli Emlak Genel Müdürlüğünün
konumu nedir?

İLYAS ARLI: Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı son yıllarda gerçekten çok önemli atılımlar sergiledi. Bu bağlamda,
çarpık kentleşme ve konut sorununun çözümü açısından bir çok
proje icra etmekteler. Yapmış oldukları faaliyetler ile gerçekten ekonominin
lokomotif sektörü olan inşaat sektörünün gelişmesine ve bu sektör ile
bağlantılı olan yaklaşık ikiyüz alt sektörün önünün
açılmasına ve bu sektörlerde istihdamın artmasını sağladılar. Yapmış oldukları
çalışmalardan dolayı bütün TOKİ çalışanlarını tebrik etmek isterim… Toplu Konut
İdaresinin bu başarısında Milli Emlak Genel Müdürlüğünün dolaylı desteği
bulunmaktadır. Biz TOKİ’ye bedelsiz taşınmaz devri
yapıyoruz. Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından bu amaçla bedelsiz olarak,
2006 yılında anılan İdareye 1.227,2 Milyon YTL değerinde 40,1 milyon m2
yüzölçümünde 726 adet, 2007 yılında ise 1.558,6 Milyon YTL değerinde 17,7
milyon m2 yüzölçümünde 475 adet taşınmaz devredilmiştir. Milli Emlak Genel
Müdürlüğünün yaptığı bu işlemler neticesinde; konut
sorununun çözümüne, maliyetlerin düşürülmesine, inşaat sektörünün canlanmasına,
istihdamın artırılmasına, planlı arsa üretilmesine ve çarpık kentleşmenin
önlenmesine katkıda bulunduğumuzu düşünüyorum.
MALİ KILAVUZ: Milli Emlak Genel
Müdürlüğünün ayrıca satış, irtifak, ecrimisil gibi
işlemler neticesinde gelir elde ederek bütçeye büyük katkıda bulunduğunu
biliyoruz. Bizi bu konuda bilgilendirir misiniz?
İLYAS
ARLI: Genel Müdürlüğümüz tarafından 2007 Yılında satış, kira, irtifak, ecrimisil (vb.) işlemleri neticesinde toplam 911,5 YTL
gelir elde edilmiştir. Ayrıca, taşınmazların satışı neticesinde elde edilen
gelirlerden 134,7 milyon YTL belediyelere ve il özel idarelerine aktarılmış,
sit alanında kalan taşınmazlar için verilen sertifikalardan da 13,6 milyon YTL mahsup
yapılmış olup toplam 1 Milyar 59,9 milyon YTL gelire ulaşılmıştır.
Genel müdürlüğümüz gelir birimi olmamasının rağmen, elde ettiği
gelirlerle de gündeme gelmektedir. İlk kez 2005 yılında bütçe hedeflerini
tutturan Genel Müdürlüğümüz 2006 yılında bütçe hedeflerini aşarken, 2007
yılında Milli Emlak gelirlerinde bütçe hedefini %95 oranında gerçekleştirerek,
rasyonel yönetim anlayışının bir sonucu olan istikrarlı sürecini devam
ettirmiştir.
Ülkelerin ekonomik
kalkınmasının reel olarak gerçekleşmesinin en önemli şartı üretimi artırmaktır.
Üretimi artırmak için ise üretim faktörlerini bir araya getirmek, bu faktörleri
artırmak, etkili ve verimli kullanmak gerekir. Milli Emlak Genel Müdürlüğü emek,
sermaye, toprak ve girişimden oluşan üretim faktörlerinin bir araya getirilmesinde,
dolayısıyla üretimin artırılmasında ve bu sayede de ekonomik kalkınmanın ve
büyümenin gerçekleşmesinde, üretim kaynaklarından en kıt ve artırılması hemen hemen imkansız olanı ve ülkemizin geçmişten günümüze uzanan
toprak rejimi nedeniyle Devletin önemli
miktarda sahip olduğu üretim faktörü olarak toprağın, Hazineye ait kısmının
yönetiminden sorumlu kuruluş olarak çok önemli katkılar sağlamaktadır. Yapılan
üretimin ve ortaya çıkan katma değerin görünen yüzünde yer almaması nedeniyle,
sağlanan katkının ölçülememesi sorunu ortaya çıksa da, neticede ülke
kalkınmasına verilen destek yadsınamaz büyüklükte ve değerdedir. Burada en
önemli ölçüt Sosyal Devlet olma ilkesi doğrultusunda hareket edilmesi ve toplumsal
yararın en üst düzeye çıktığı, yatırımın ve istihdamın artması, yerel
yönetimlerin desteklenmesi, erozyonun önlenmesi, tarımın desteklenmesi gibi
konularda sağlanan gelişmelere destek vermeye devam etmektedir.
MALİ KILAVUZ: Milli Emlak Genel Müdürlüğünün
göründüğünden çok daha önemli ve fonksiyonel olduğu ortaya çıkmaktadır.
Özellikle kamu hizmetinin yerine getirilmesinde ihtiyaç duyulan taşınmazların
temin edilmesinde, elde edilen gelirler ile bütçeye önemli kaynak sağlanmasında
ve yerel yönetimlerin mali yapısının güçlendirilmesinde Milli Emlak Genel
Müdürlüğünün rolü tartışma götürmeyecek kadar açık. Böylesine gündemi dolu ve
yoğun olan bir makamın temsilcisi olarak bizleri ağırlayıp bilgilendirdiğiniz
için Mali Kılavuz Dergisi okuyucuları adına teşekkür ederiz.
İLYAS ARLI: Sizleri ağırlamaktan çok
memnun oldum ve ayrıca bize derginizde yer verdiğiniz için teşekkür eder tüm
okuyucularınıza saygılar sunarım.